• kabadayı vs eşkiya

    .
    kusura bakmayın popüler kültürden yana olamayacağım kabadayı açık ara alır. hele şener şen ile kenan imirzalioğlu'nun kapıştığı filmin son sahnesi eşkiya'ya tur bindirir. hadi eyvallah. şimdi yiyin birbirinizi. ben kaçtım.
    1 -1 ... seruven44
  • makyaj yapıp güzelleşen kezban

    .
    eşşeğe altın semer vurmuşlar eşşek gene eşşek.
    1 -3 ... dakandaz
  • makyaj yapıp güzelleşen kezban

    .
    Benim efenim o
    Kezbanım falan filan
    Ama makyajla ne hale geliyorum
    Ama beyin makyajı yok beynimde hala kezbanım yani.
    5 -1 ... sofiana
  • kürt milleti

    .
    Hepsini cennete koy, kahret vuranı kahret!
    Lanet kürdün köküne, yedi ceddine lanet!
    4 -1 ... gok girsin kizil ciksin
  • safiye inci nin dudakları

    .
    Dolgundur, her Türk erkeğinin hayallerindeki dudaklardır.
    9 -6 ... hakan yavas
  • kıskanılan türkiye den 2018 manzarası

    .
    kıskanılan türkiye den 2018 manzarası

    Postmodern sürrealizmin doruklarında olduğumuzun ispatı olan manzara.

    Burası hatay havalimanı.
    Yoğun yağışlara dayanamayan havalimanı çatısından sular akıyor ve buna çözüm olarak da su akan yerlerin altına naylon kovalar yerleştiriliyor.

    Yıl 2018.

    Işte sırf "ben yaptım" demek için bir şeyler yaparsan sonucu böyle oluyor.

    Yapan müteahhide haber verdiniz mi?
    5 -2 ... tengir budun
  • fetöcü murat hazinedar

    .
    Ben şu fotoğrafı görünce inandım fetöcü olduğuna.
    fetöcü murat hazinedar
    4 -1 ... tengir budun
  • münir özkul

    .
    Hepimizin başı sağolsun.
    Allah rahmet eylesin.
    Seni hiç unutmayacağız...
    7 -5 ... tengir budun
  • tengir budun

    .
    Sanal ortamda insanlar birbirlerine ne kadar kolay küfür edebiliyorlar ya, şaşırıyorum.
    5 -3 ... bak geldi geciyor
  • vahdettin in türkiye den kaçtıktan sonraki yaşamı

    .
    siyasal islamcı, nurcu, fetöcü, göt kılı, gavsçı kişilerin ezberini bozacak yaşamdır.

    evet, 36 osmanlı padişahı içerisinde en basiretsizi ve en faydasızı olan ve bu makama hiç layık olmayan tek şahıs olan vahdettin'i "kahraman" addeden ve hatta utanmadan "kurtuluş savaşını vahdettin'in başlattığına" iman edenlerin biraz ezberini bozmak istiyorum şu gece vakti.

    vahdettin hakkında nasıl propaganda yapıyorlar bu arkadaşlar?

    vahdettin sürgün edildi, yoksulluk içinde sürgün hayatı yaşadı, yoksulluk içinde vefat etti, hatta tabutuna haciz konuldu vesaire vesaire.

    ama hepsi üfürükten teyyare, selam söyle o yare...

    birincisi,
    vahdettin sürgüne gönderilmedi. kendisi kaçtı, hatta topukladı.
    zira vahdettin hakkında çıkarılmış bir sürgün kararı yok, bir sürgün belgesi yok.
    (bkz: vahdettin hakkında çıkan sürgün kararı)

    vahdettin gayet de kendi istek ve arzusuyla ingilizlerden siyasi sığınma talep etmiş, ingilizler de bu talebi (vahdettin'in halifelik sıfatını kullanmak için) kabul etmiş ve onu istanbul'dan alıp götürmüşlerdir.

    esasen ingilizler vahdettin'i hindistan'a götürmek istiyorlar, hint müslümanlarının britanya ile olan bağlarını güçlendirmek için hilafet makamını kullanmak istiyorlardı.

    lakin ingilizlerin bu düşüncesi ters tepti.
    zira hindistan müslümanları, vahdettin'in hindistan'a getirilmesini reddetti. hatta britanya hindistan bakanlığına şöyle bir mektup yazıldı;
    (bkz: ülkemizde ingiliz ajanı padişah istemiyoruz/#38102858)

    işte ingilizlerin bu planı ters tepip, vahdettin de elde kalınca ingilizler vahdettin'i malta'ya atıp kaçtılar.
    garibim vahdettin de ağzına çalınmış bir parmak ingiliz balıyla mısır'a, hindistan'a sultan olma umuduyla bekledi durdu.
    tabi beklerken umutlar tükendi.
    vahdettin ingilizlerden bir fayda gelmeyeceğini anlayınca çareyi amerikan başkanına mektup yazmakta buldu.
    (bkz: vahdeddin in amerikan başkanına yazdığı mektup)

    bu mektupta vahdettin yardım edilmesi halinde sahip olduğu padişahlık ve hilafet makamlarını tekrar geri alabileceğinden bahsetmiş ve amerika'nın çıkarlarına hizmet edeceğini deklare etmiş.

    tabi bu arada vahdettin bu mektubu italya'dan yazıyor.
    yani, malta'dan italya'ya geçmiş.
    peki italya'da nerede yaşıyor?
    san remo'da...

    bak bu san remo'daki yaşantı zurna'nın zırt dediği yer.
    fakir, yoksul, sefil vahdettin, italya'nın gözde tatil beldesi san remo'da şu evde yaşıyor;
    osmanlı hanedanının sürgünde aç ve sefil olması

    ne kadar da fakir ve harap bir ev değil mi?
    bahçesi de var;
    osmanlı hanedanının sürgünde aç ve sefil olması

    insanın bu sefil ve yoksul şartları görünce içi parçalanıyor.
    şahsen benim parçalanıyor yani, sizi bilmiyorum.

    neyse, nerede kalmıştık?
    hah, vahdettin amerikan başkanına mektup yazmıştı evet.
    peki abd bu mektuba ne cevap vermişti?

    bakınız vahdettin abd başkanına bu mektubu 13 mart 1923 tarihinde yazmış.
    peki abd başkanı ne cevap vermiş?
    vermemiş.
    sallamamış, iplememiş.

    evet, abd başkanı cevap vermemiş ama o cevabı bir şekilde verdirmiş.
    kime verdirmiş?
    vahdettin'in yazdığı bu mektuptan 11 gün sonra yayımlanan time dergisine verdirmiş.
    vahdettin in türkiye den kaçtıktan sonraki yaşamı

    abd'nin vahdettin'e verdiği cevap gayet açık ve net.
    resmen; "sen kimsin la yapraam" demiş vahdettin'e.

    neyse, vahdettin abd'den de umduğunu bulamayınca, şansını bir de fransa'da denemek istemiş.
    13 mart 1924 tarihinde fransa cumhurbaşkanı millerand'a bir mektup yazmış.
    (bkz: vahdettin in millerand a yazdığı mektup)

    üstelik bu mektubun bir kopyasını da britanya kralı'na da göndermiş.
    amma ve lakin fransa henüz 5 ay önce kurulmuş türkiye cumhuriyeti'ni ilk tanıyan, hatta türkiye cumhuriyeti kurulmadan evvel, tbmm hükümeti ile ilk anlaşmayı yapan (bkz: ankara antlaşması)
    ülkeydi.
    ve türkiye'ye karşı böyle hasmane bir tutuma girmemesi gerektiğini sütçü imam'dan, kara yılan'dan, şehit kamil'den öğrenmiş, fransız devlet hafızasına kazımışlardı.

    işte vahdettin'in yaptığı bu tüm girişimlerden aldığı yanıtlar hep olumsuz olmuştu.
    çünkü vaktiyle türkiye üzerinde işgal girişiminde bulunanların hepsi artık "geldikleri gibi gideceklerini" çok iyi anlamışlardı...

    neyse, san remo'da hayat güzeldi.
    ama girişimler sonuçsuz kalmıştı.

    bu arada halifelik de kaldırılmış, son halife abdülmecid efendi de türk vatanından sürgün edilmişti.

    vahdettin san remo'da yaşıyor, abdülmecid efendi ise fransa'nın nice kentinde yaşıyordu.
    bilenler bilir.
    nice ile san remo birbirine çok yakın mesafededir. sadece 55 km.
    vahdettin in türkiye den kaçtıktan sonraki yaşamı

    işte biri nice'de, biri san remo'da yaşarken iki hanedan üyesinin aralarına nifak girdi.
    zira abdülmecid efendi "son halife" olması sebebiyle kendisini hanedanın doğal reisi olarak görüyor, hanedan tuğralı belgeler dağıtıyor, hanedan üyelerini cezalandırıyor, onların nikahlarını falan kıyıyordu.
    işin gerçeği yurtdışındaki hanedan üyeleri de abdülmecid efendi'yi "reis" olarak görüyor, hiç biri vahdettin'i iplemiyordu.

    tabi bu yaşatı sürerken hanedan üyelerinin yurtdışındaki yaşamları için hatırı sayılır bir kaynak gerekiyordu.
    işte bu kaynak da ırak petrollerinde osmanlı hanedanının sahip olduğu hisselerdi.
    abdülmecid efendi bu petrol gelirlerinden hanedana düşen payı alabilmek için mahkemeye başvurdu, fakat mahkeme bu payı alabilmesi için vahdettin'in de vekalet vermesi gerektiğini belirtti.
    abdülmecid efendi vahdettin'den vekalet vermesini isteyip, vahdettin de vekalet vermeyince, iki hanedan üyesinin arası açıldı ve ölene kadar küs kaldılar.
    bu arada ırak petrollerinden de 5 kuruş pay alamadılar ne yazık ki.
    bu küslük öyle bir küslüktü ki, vahdettin öldüğünde san remo'dan şam'a getirilip defnedilmişti.
    abdülmecid efendi de ölmeden evvel, "beni vahdeddin in yanına gömmeyin" şeklinde vasiyet vermiş, medine'ye defnedilmişti...

    işte vahdettin'in yurtdışında yaptıkları.
    eksiği var fazlası yok.

    biraz uzun oldu, kusura bakmayacaksınız artık.
    hayırlı saltanatlar...
    13 -4 ... tengir budun
  • yazarların konuşmaktan kaçındığı konular

    .
    yazarların konuşmaktan zevk aldığı konulardan farklı olarak bir de yazarların konuşmaktan kaçındığı konuları ele alsak, bundan sonra belki ona göre davransak çok şık ve yerinde bir tavır olur diye düşünüyorum.

    kendi adıma konuşmaktan kaçındığım konuları aşağıdaki listede arz ediyorum efendim. sizden yegane istirhamım benimlen konuşur iken bu konulara imkan dahilindeyse girmemenizdir. buyrun;

    1) 3 harfliler

    2) seks

    3) siyaset

    4) din

    5) akışkanlar mekaniği

    şimdiden teşekkürlerimi arz ederek yüksek müsadelerinizle huzurlarınızdan ayrılıyorum değerli arkadaşlarım.
    17 -7 ... hassas nihat
  • selçuk yöntem

    .
    iyi etmiş. Bu fotoğrafında balici gibi çıkmış adam.
    13 -1 ... inside i m dancing
  • mehmet karahanlı

    .
    74. bölümde ölmüştür.
    7+4=11.
    oo masonik bir sayı.

    jimmy çelakıl sundu.
    2 ... jimmy tudeski
  • şarap

    .
    şarap
    8 -1 ... jimmy tudeski
  • stockholm sendromlu woman hristiyanlığa çağırıyor

    .
    bir siktir git.
    11 ... selia
  • kahvaltıda bira içmek

    .
    genlerinizde almanlık olduğunu gösteren şeydir.

    kahvaltıda bira içmek

    --spoiler--

    Almanya gezilerimizde parkta kahvaltı ederken ya da bir şeyler atıştırırken keyifle buğday birası içip yanında hamur işi yerdim. Evet, kahvaltıda bira içmişliğim var ama sadece Almanya’da.

    Klasik bir Weissbier & Wurst Eşleşmesi

    Bir de Münih’te bir birahaneye girdiğinizde hemen masanıza Preztel getirirler. Siz de buğulu görüntüsüyle bardağı dolduran buğday biranızı içerken ufak ufak yersiniz pretzelinizden. Yedikçe de yiyesiniz ve içesiniz gelir. Bu lezzetli meret bol tuzlu olduğundan iyi susatır ve susuzluğunuzu gidermek için de biraya abanırsınız. Ufak bir numara yani.

    --spoiler--
    19 -1 ... mel mel bakan gibson
  • bunu yapan insan olamaz dedirten şeyler

    .
    çocuğa tecavüz eden varlık.
    3 ... yarinincivcivi